İNEK SÜTÜ ALERJİSİ

İNEK SÜTÜ ALERJİSİ

İNEK SÜTÜ ALERJİSİ


Bebeklerde alerji en sık olarak inek sütü alerjisi şeklinde görülmektedir. İnek sütü alerjisinin neden geliştiği tam olarak bilinmemekle birlikte, bebeğin inek sütü proteini tüketmemesinin, belirtileri engellediği bilinmektedir. İnek sütü alerjisi olan bebeklerin beslenmesinde inek sütünde bulunan proteinlerin parçalanarak küçültülmesinden, amino asit haline getirilmesine kadar çeşitli seçenekler bulunmaktadır. Bebeklerin çoğu büyüdükçe sorun ortadan kalkmaktadır.
Bebek veya çocuklara inek sütü proteini verilmesi, alerjik tepkileri tetikleyebilir. İnek sütü proteininden tamamen kaçınılarak; bu tepkinin neden olduğu belirtiler ortadan kaldırılabilir.
Bu alerji türü özellikle  100 bebekten 2-5’inde bulunmakta ve genellikle 2-3 yaş altı bebekleri etkilemektedir. Bu durum bağışıklık sisteminin, inek sütünde bulunan bir veya daha fazla proteine aşırı tepki vermesi sonucu oluşur. Yalnızca anne sütü alan bebekler de inek sütü proteinlerine tepki gösterebilir; bunun nedeni inek sütü proteinlerinin anne sütü aracılığıyla bebeğe aktarılmasıdır. Böyle bir durumda, annenin diyetinden inek sütü proteini kaldırılarak, emzirmeye devam edilebilir.

İnek sütü alerjisinin belirtileri değişkendir. Cilt, solunum yolları ve sindirim sistemi gibi birkaç sistemi etkileyebilir.
Alerji belirtileri arasında deri döküntüleri (kurdeşen), egzama, hışıltılı solunum, kusma, ishal, kolik veya aşırı ağlama sayılabilir. Alerjik tepkiler birkaç dakika içerisinde çok hızlı ortaya çıkabileceği gibi (ör. şiddetli solunum sorunları, kusma) geç de oluşabilirler.. Ortaya çıkması 3-5 gün alabilen deri döküntüsü veya ishal gecikmiş tepki örnekleridir.
Peki bu hastalıkda nasıl belirtilerle karşılaşırız ?
Burada belirtilere sistem olarak yaklaşmak daha doğru olacaktır.En sık belirti veren sistem mide barsak sistemleridir.Özellikle küçük bebeklerde ishal yada kabızlık, kolik tarzı şiddetli karın ağrıları, kusmanın sıklaşması ve kakada görülen çizgisel tarzda kanamalar en sık gördüğümüz belirtilerdendir. İkinci planda cilt belirtileri olan kızarıklık, kaşıntı ve döküntüler görülür. Solunum sistemi bulguları olan hapşuruk, burun akıntısı , hırıltılı solunum ve hatta bazen nefes alma güçlüğü, yanlışlıkla bronşit ile de karıştırılabilir.Yine bebekte ,sürekli ağlama, huzursuzluk, bazen yüz ve gözlerde şişme, iştahsızlık ve kilo alamama, gelişme geriliği gibi bulgularla da karşılaşabiliriz. Özellikle inek sütü proteini alerjisi bazı hastalıkları taklit edebildiği ya da kolayca karışabildiği için ayırıcı tanıda gözönünde bulundurulması gereken durumlar,

 Laktoz İntoleransı:
Bazı ortak belirtilere sahip olmalarına karşın inek sütü alerjisi ve laktoz intoleransı tamamen farklı iki durumdur ve vücudu tamamen farklı yollardan etkilerler.
Bunları karıştırmak oldukça kolaydır. Aşağıdaki bilgiler karıştırmamanıza yardımcı olacaktır.
Temel fark, inek sütü alerjisinin bir besin alerjisi olması, bağışıklık sisteminin inek sütü içindeki bir veya daha fazla proteine aşırı tepki göstermesidir. Bir gıda alerjik tepkisinden kaçınmak için, proteinin alımından kaçınmak önemlidir.
Laktoz intoleransı ise laktoz denen süt şekerinin sindirilememesidir. Bu bir besin intoleransı olup, vücut bu besinle başa çıkamaz. Olaya bağışıklık sistemi karışmaz ve bu nedenle alerjik tepki ortaya çıkmaz. Gaz, karın ağrısı, gerginlik veya ishal gibi belirtiler laktoz intoleransının işaretleri olabilir. Deri veya solunum yolu genellikle etkilenmez. Yine laktoz intoleransının belirtileri, yalnızca laktoz içeren bütün gıdalardan (ör. bütün süt ve süt ürünleri) kaçınılarak yönetilebilir.Laktoz sindirimini yardımcı damlalar yada laktozsuz ürünler kullanılır.
Gastroösafajiel reflü ya da kısaca reflü durumu.Hemen her bebekte belli bir aya yada bazen 1 yaşına kadar karşılaşdığımız ve beslenme güçlükleri, yemek sonrası bulantı ya da kusma, yedirilen besinin ağızdan tekrar geri gelmesi, taşma ya  da çıkarma ve bazen karın ağrısı ve büyüme geriliğinin eşlik ettiği tablo şeklinde kendini belli eder
Alerjiyi tesbit için genellikle anne babanın verdiği bilgiler ve bebeğin muayenesi yeterli olsada bazen tanı testleri yapılmasıda gerekebilir,
Deri Testleri: Hızlı sonuç verdikleri için tercih edilebilir.
Kan Testleri: Alerjik tepkiler çocuğunuz yedikten hemen sonra görüldüğünde, deri veya kan testinin pozitif çıkma olasılığı yüksektir. Belirtiler daha geç ortaya çıkıyorsa kan testleriyle gösterilmesi daha güç olabilir.
Tanı Amaçlı Diyetler: Alerjik tepkiler besin tüketildikten saatler veya günler sonra ortaya çıkıyorsa, diyetten çıkartma (eliminasyon) gibi tanıya yönelik diyetler veya gıda yüklemeleri tercih edilebilir.
.

 
Tedavide ise  özellikle bu hastalıkta alerjiye neden olan besinler diyetten çıkartılır. Bunun iki yöntemi vardır;
Diyetten bütün protein kaynaklarının çıkartıldığı basit diyet: Bu durumda amino asit bazlı bir formül süt kullanılır.
Eliminasyon Diyeti: Alerji testleriyle saptanan besinler diyetten çıkartılır. En sık görülen inek sütü, soya fasulyesi, tavuk yumurtası, kabuklu kuruyemişler, buğday, balık ve kabuklu deniz ürünlerinden bir veya daha fazlasından kaçınılır. 
İnek sütü protein alerjisi ömür boyu devam eden kalıcı bir hastalık değildir. Büyük çoğunluğu 1 yaşında düzelmekle beraber bazen 4 yaşına ya da daha ileri yaşlara kadar devam eden hastalarımızda olmaktadır, ancak iyi olan bir durum ilerleyen yaşla beraber bulguların daha az şiddette seyretmesi ve alerjinin yaşla beraber gerilemesidir.

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Eskihisar Mah. Demokrasi Bul. Öğrekçi Plaza No:73 K.3 D.11
ANTALYA - MANAVGAT

0 242 742 06 40