2 YAŞ SENDROMU

2 YAŞ SENDROMU

2 yaş sendromu pek çok annenin çok fazla yakındığı, özellikle son derce uslu, uyumlu olan bebeklerinin nasıl oldu da birden 180 C dönüş gösterdiğinin anlaşılamadığı bir geçiş dönemidir. 'Hayır' yaşı da dediğimiz bu geçiş dönemi, çocuğun mantık ile değil de, tamamen duygusal davranmaya başladığı bir durumdur. Siz uzun derken o özellikle kısa diye ısrar eder, siz sıcak diye bastırırken o çok soğuk olduğundan bahseder v.s. Peki bu dönemde neler yapalım, nasıl davranalım?

Öncelikle çocuğunuzun davranışlarında mantık aramayı bırakın çünkü ne kadar ararsanız arayın, bulamayacaksınız! Şu anda çocuğunuz duygularıyla davranıyor, mantığıyla değil. Sakin olun ve her bir öfke nöbetinin nasıl patlak verdiğini anlamaya çalışın. Bu bir sonrakini önlemenize yardım edecektir.

Dışarı çıkmadan önce ona neler yaşayacağınızı ayrıntılarıyla anlatın ve beraber nasıl davranacağınıza karar verin. Mesela “Bugün oyun parkına veya gezmeye gideceğiz. Biraz dolaşacağız, sana da oyuncakçıdan ufak bir araba alırız sen onunla oynarken ben işlerimi halledeceğim. Eğer başka bir şey için kendini yerlere atıp beni üzersen hemen oradan ayrılacağız ve uzun bir süre oraya tekrar gitmeyeceğiz” gibi. Çocuklar neler olacağını bildikleri zaman kendilerini güvende hissediyorlar.

Onun uykusuz ve aç olmamasına dikkat edin. Bu çocuklarda ve bebeklerde her zaman dikkat etmeniz gereken bir şey zaten ama özellikle 2 yaş sendromunda aç ve uykusuz olduklarında davranışları çok değişiyor. Yanınıza onu oyalayabilecek sağlıklı atıştırmalıklar alın. Kesilmiş havuç, meyve veya salatalık, evde yapılmış poğaça veya minik kavanozlarda ev yapımı çorba gibi. Hayatınızı onların düzenine uydurmanız daha sağlıklı olacaktır.

Şekerli ve paketlenmiş ürünlerden hiç yedirmemeye gayret edin. Şekerin, özellikle de paketlenmiş ürünlerin içindeki katkı maddelerinin çocukları çok kötü etkilediği artık kanıtlanmış durumda. Onlara ağır geliyor ve o maddeleri vücutları kaldıramıyor. Şeker, aburcubur yiyen ve sonra yerinde duramayan çocuklara çok rastlamışsınızdır. Siz de vermeyin bu ürünleri. Şekeri meyveden ve sizin evde yaptığınız sütlü tatlılardan alsınlar sadece...

Çocukların aşırı tepkilerini ve öfke nöbetlerini biraz görmezden gelin. Salonda nedensiz yere deli gibi ağlıyorsa bırakın onu orada mutfağa geçin, çıkarken de “sakinleşince yanıma gelebilirsin ” deyin. Bazen sadece ilgi çekmek için yapıyorlar ve sizi deniyorlar. Tabii hiçbir zaman yanlız bırakmayın ve güvende olduğundan emin olun.

Çocuklarla ilgili her sorunda olduğu gibi bunda da kararlı olmanız ve geri adım atmamanız çok önemli. Çocuğunu za “oyuncakçıda olay çıkartırsan hemen eve gideceğiz” deyip olay çıkarttığında ona istediği oyuncağı alıp gezmeye devam ederseniz çocuk şunu öğrenir; ‘yeterince ağlarsam ve annemi rahatsız edersem, istediğimi elde ederim.’ Bu dersi öğrenirse unutması çok zor olur. Bu nedenle hata yapmayın. Bir tehdit savurduysanız onu yerine getirin ki bir sonraki tehditinizin hükmü olsun.

Çocuğunuza iyi davrandığı zamanlarda ona çok sevgi göstererek ve istediklerini yaparak onu ödüllendirin. Kötü davrandığı zamanlarda ise istediklerini yapmayın. Ağlayınca istediği olmasın, davranması gerektiği gibi davranınca istediği olsun. Mesela ağlıyor birşey için, o şeyi kesinlikle yapmayın. Biraz sonra sıkılıp sustuğu zaman “sakinleştin mi tamam hadi o zaman şimdi… Yapalım” deyin. Çocuklar hemen öğrenirler ne yapınca ne olduğunu merak etmeyin.

Ağlamaya ve bağırmaya başladığında duymuyormuş gibi yapın. Dikkatini başka tarafa çekmeye çalışın. Mesela “aa bak şu binayı görmüş müydün? Yoksa o balkonda renkli bir kuş mu var?” veya “sanki şu tarafta bir palyaço gördüm hadi oraya doğru gidip bakalım” Gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış. Komik duruma düştüğünüzü düşünebilirsiniz ama inanın yerde debelenen bir çocuğun tepesinde durmaktan daha iyidir. Dikkatini başka yöne çekmeyi ilerleyen yaşlarda da başarıyla kullanabilirsiniz.

Çocuğunuzla her konuda kavga etmeyin. Sadece önemli konularda kızın, mesela vurmak, kötü laf söylemek, kendini tehlikeye atmak gibi durumlara saklayın öfkenizi. Herşeye hayır demeyin. O zaman hayır kelimesi onlar için önemini yitiriyor. Negatif değil pozitif olsun konuşmalarınız. Eleştirileriniz davranışa olsun, çocuklarınızın kişiliğine değil. Mesela “Aptalsın sen nasıl olur da kardeşine vurursun” yerine “ kardeşine vurmak güzel bir davranış değildi ve kabul edilemez” deyin. Sakin olun ve çocuğunuzla iktidar savaşına girmeyin. Ona karşı agresif davranışlarınız olursa bu sadece çocuğunuzu daha da kızdıracak ve olayın boyutunu arttıracaktır.

En önemlisi de, unutmayın bu dönem geçici. Genellikle belli bir süre geçtikten sonra tekrar eski sevimli çocuğunuz geri gelecek ve bu öfke nöbetleri bitecek. Böyle dönemler değişik yaşlarda olacak, önemli olan sizin burada saydığım doğru davranışları kararlı ve sakin bir şekilde uygulamanız.

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Eskihisar Mah. Demokrasi Bul. Öğrekçi Plaza No:73 K.3 D.11
ANTALYA - MANAVGAT

0 242 742 06 40